Boyun ağrıları: Sık karşılaşılan bir yakınma olup, ağrının sırta,ya da başa yayılıp yayılmadığı, kollar veya elleri etkileyip etkilemediği, uyuşma yakınması varlığı, stres ve yorgunlukla ilişkisi, kişinin cinsiyeti, mesleği gibi, hususlar göz önüne alınmak kaydıyla tanı koyulur.Boyun ağrısı yapan hastalıklardan bazıları;
- boyun fıtıkları
- kas ve bağdoku kaynaklı ağrılı tutulmalar
- omurga kıkırdak ve kemik yapı yıpranması
- omur kaymaları (kaza vs sonrası)
- omurgada eğrilik
- iltihaplı romatizmalar
- mikrobik hastalıklar (brusella,tüberküloz gibi)
- Tümörler
- iç organ yansıma ağrıları
- psikolojik sorunlar.
Omuz ağrıları;Hastaların giyinip soyunmasına engel olan, çoğunlukla geçici bir durum kabul edilip,geç kalındığı için,bazen ciddi sakatlıklara yol açabilen omuz ağrıları, genellikle hatalı bir hareketle oluşurlar.Omuz, kas tendon veya kapsülünde meydana gelen hasarda, erken teşhis ve tedavi ile son derece başarılı sonuçlar alınabilmektedir. İhmal edilirlerse donuk omuz dediğimiz ciddi ağrılı tablolara dönüşebilirler.
Omuz ağrılarında, boyun kaynaklı sinir sıkışmaları tanı koyulurken ayırt edilmesi gerekenönemli bir hastalık grubu olu,yine kalp akciğer,dalak,karaciğer gibi organ sorunları dayansıma ağrısı şeklinde, omuz ağrısı yapabilmektedirler.
Dirsek ağrıları: Günlük hayatta el-el bilekle ilgili zorlayıcı işler sonucu, dirsekte dış veya iç epikondilit (tenisçi ve golfçü dirseği) rahatsızlıkları en sık görülen dirsek hastalıklarıdır.Tekrarlayan zorlamaları durdurmak en önemli tedavi basamağı olup,erken önlemlerle iyi sonuçlar alınabilmektedir.
Bel ağrıları: Poliklinikte en sık karşılaştığımız sorun olup, baş ağrılarından sonra en sık görülen ağrı nedenidir.Çoğunlukla günlük hayatta hatalı hareketler, fazla kilolar, ağır kaldırma gibi nedenlerle ,belin,omurga,kas veya bağ dolusundan kaynaklı ağrılardır.Ağrının bacağa sırta yayılıp yayılmaması , ateşinin olup olmaması, idrarla ilgili sorunları,ağrının süresi ,şekli, uyuşma yakınması ,hastanın yaşı, cinsiyeti, mesleği gibi kriterler son derece önemlidir.
Muayene ve hikaye sonucunda ağrının belin mekanik yapısından mı yoksa iltihabi bir durumdan mı olduğuna veya iç organ kaynaklı olup olmadığına çoğunlukla tetkik ve grafi desteği ile karar verilir.
Bel ağrısı yapan hastalıklardan bazıları:
Bel fıtıkları
Mekanik bel ağrıları
Belin kıkırdak ve kemik yapısında yıpranma
Bel kaymaları
Belde eğrilik
İltihaplı romatizmalar
Mikrobik hatalıklar
Tümörler
İç organ kaynaklı ağrılar
Psikolojik sorunlar
Kalça ağrıları: En sık kıkırdak ve kemik yapıda meydana gelen yıpranma ile olup, bel veya diz kaynaklı rahatsızlıkların yansıma sonucu da gelişebilmektedir. Hastalar yatakta ağrılı kalça tarafına yatamamaktan yakınırlar.
İltihaplı romatizmalar, mikrobik hastalıklar, yumuşak doku hasarları da bu bölgede ağrı nedeni olabilmektedirler.
Diz ağrıları: Geleneksel olarak diz çökerek veya bağdaş kurarak oturma, yerde yemek yeme alaturka tuvalet kullanma gibi alışkanlıklarımız, dizlerimizin erkenden yıpranmasına yol açmaktadır. Özellikle bayanların dizleri yere koyarak temizlik yapmaları bu nedenlerden biridir. Diz ağrılarında hastalarımızın öncelikle günlük yaşamda dizlerine nasıl davrandıkları, hangi hatalı bilgilere sahip oldukları (örneğin yürüyüş yapmanın ağrıyan dize faydalı olacağı kanısı gibi) öğrenilip gerekli bilgiler verilmektedir.
Diz ağrısı yapan hastalıklardan bazıları:
Kıkırdak ve kemikte yıpranma
Yumuşak doku hastalıkları( sinovit ,bursit ,menisküs hasarları, bağ yaralanmaları)
İltihaplı romatizmal hastalıklar
Mikrobik hastalıklar
Bel veya kalça kaynaklı hastalıklar
Tümörler
El ve ayak ağrıları: Ağrılar uyuşma ile birlikte ise boyundan ele, belden ayaklara uzanan sinirlerde herhangibir yerde meydana gelen bir sıkışma düşünülmektedir. Yada sinir hasarına yol açan sistemik hastalıklardan biri ( örneğin şeker hastalığı,B.12 eksikliği, aşırı alkol kullanımı gibi) akla gelmelidir. Bu hastalıklarda nöropatik ağrı dediğimiz ağrı şekli yanıcı, batıcı ağrı,üşüme hissi, karıncalanma gibi yakınmalar oluşmaktadır.
Ayrıca çeşitli romatizmal hastalıklar el-ayak yapısındaki doğuştan veya sonradan gelişen şekil bozuklukları da ağrı nedeni olabilirler.
Fizik tedavi ve rehabilitasyon merkezimizde tedavi gören diğer bir hastalık grubu da nörolojik hastalıklar dediğimiz beyin veya omurilik kaynaklı felçler ve ayrıca yüzün yarısında kuvvet kaybı ile ortaya çıkan yüz felçleridir. Bu hastalıklarda ilk dönemlerden itibaren gerekli tedavi programı uygulandığı takdirde, günlük yaşam aktivitelerini gerçekleştirebilme oranlarında önemli katkılar sağlanabilmektedir.Bu rahatsızlıklarda hastaya aile desteği de büyük önem taşımaktadır.
Sporcularda meydana gelen yaralanmalar ve ayrıca ortopedik ameliyatlardan önce ve sonrasında hastaların değerlendirilip hazırlanmalarında da fizik tedavi ve rehabilitasyonun önemi büyüktür. Kas ve eklemlerdeki şekil bozukluğu ve ağrının önlenmesi, hastanın tekrar eski hareketine kavuşturulması merkezimizde başarı ile sağlanmaktadır.
İltihaplı romatizmal hastalıkların teşhisi ve eklemlerde hasar bırakmadan tedavilerini sağlanması da yine fizik tedavi ve rehabilitasyon uzmanlarınca sürdürülmektedir.
Kemik yoğunluğunda azalma olarak tanımlayabileceğimiz osteoporoz, menopoz sonrası kadınların ve yetmiş yaş sonrası erkeklerin önemli bir sağlık sorunudur.Hastaların omurga ve kalça kemiklerinde kırık riski yükselmekte ve böylece sakatlıklara yol açabilmektedir.
Fizik tedavi ve rehabilitasyon merkezimizde, potansiyel osteoporoz hastalarının tespiti ve takibi de uzman doktorlarımızca yapılmaktadır.
Bunlar dışında gebelik, yaşlılık, kalp ameliyatı sonrası, ürolojik hastalıklar gibi çeşitli dönemlerde de rehabilitasyon programları ile destek verilmektedir.
Görüldüğü gibi, merkezimiz son derece geniş kapsamlı rahatsızlıkları bünyesine alabilmektedir. Bu nedenle sıklıkla nöroloji ,beyin cerrahisi, ortopedi, psikiatri, romatoloji gibi diğer branştan uzman hekimlerle beraber ,hasta takibi yapılmaktadır.Bu da hastalarımıza en doğru tedaviyi en uygun zamanda verebilme imkanı sağlamaktadır.
|